|
Şerif ERDİKİCİ
Bitki Hastanesi’ne hoşgeldiniz!
Her canlı gibi bitkiler de hasta olabiliyor. Hele hasta olan bitkiler geleceğimizi yatırdığımız, birçok masraf döktüğümüz tarımsal ürünler olunca bu hastalığı görmezden gelemiyoruz. Sarılıyoruz ziraî ilaçlara ve bitkileri ilaçlamaya başlıyoruz. İşte o anda problemler ortaya çıkıyor: Attığımız ilaçlar doğru mu? Ne kadar atmalıyız? Ziraî ilaçların sağlığa olan zararları? vb. İşte bu probleme kafa yoran iki idealist insanın temellerini attığı Türkiye'nin ilk ve tek özel tarım hastanesini anlatacağız bugün. Ayrıca bitki zenginliğimize değinerek alternatif ürün arayışlarımıza yeni bakış açıları getirmeye çalışacağız.
Antalya'da 10 yıldır faaliyet gösteren Türkiye'nin ilk ve tek özel bitki hastanesi Ziraat Mühendisi Mazlume Şahin tarafından işletiliyor. Bir tarım âşığı olan Mazlume Şahin, bu kliniği açma sebeplerinin başında kimyasal ilaç kullanımını en az seviyeye düşürmek olduğunu ifade ediyor. 1990 yılında açılan hastane bugüne kadar binlerce çiftçiye hizmet vermiş. Kurucusu ise Ziraat Mühendisi İsmail Ulukuş. Ulukuş, bitki hastalıkları konusunda bir eksiklik olduğunu fark edince kolları sıvamış ve ilk bitki hastanesini kurmuş. Daha sonra hastaneyi yanında yetiştirdiği ziraat mühendisi arkadaşı Mazlume Şahin'e devretmiş. İsmail Ulukuş'un verdiği bilgilere göre bitki klinik çalışmaları Türkiye'de daha önce resmî müesseselerde ve üniversitelerde kısmen yürütülüyordu. Ancak ayrı bir uzmanlık alanı olması ve özel çalışmayı gerektirmesi nedeniyle bilgi birikimi ve tecrübe gerekliliği işin layıkıyla yürütülmesini zorlaştırıyordu.
Genelde araştırma ve eğitim-yayın olmak üzere iki alanda yürüyen bitki hastalıklarıyla mücadele resmî kurumların çiftçiye ulaşmada zorlukları nedeniyle bugüne kadar fazla başarılı olamamış. Bununda sebebi klinik çalışmalarının kendine has özellikleri. Çalışma teknikleri oldukça farklılık gösteren bitki hastanesinde bazı yönleri ile bir araştırma müessesesi gibi bazı yönleri ile eğitim yayın konuları gibi hizmet vermekte. Klinik çalışmalarında amaç bitkilerin problemini bir an önce tespit etmek ve ona uygun çözüm yolları ortaya koymak noktasında odaklanıyor.
Bitkidir, hastalanır!
Olayın köküne indiğimizde bitki hastalıklarıyla mücadelede kullanılan ilaçların bilinçsizliği ve bünyemizde oluşturacağı tahribat düşünüldüğünde alkışlamak gerekiyor bu idealist arkadaşları.
Türkiye'nin her tarafında müşterisi olan hastaneye Azerbaycan'dan bile başvuru yapılması dikkat çekiyor. Mazlume Şahin Ortadoğu ve Türk cumhuriyetlerine hitap etmeyi planlıyor. Şırnak'tan bile hasta bitki geldiğini belirten Şahin, Tomurcuk Bitki Hastalıkları Kliniği'ne 02423128835-312 15 86 Nolu telefonlardan ulaşılabileceğini ifade ediyor. Kök Çürüklükleri, Solgunluk, Yaprak ve Meyve Lekeleri, Mildiyöler, Nematodlar, Bakteriyel Çürüklükler, Dal Kurumaları, Çiçek ve Meyve Çürüklükleri vb.) hastalıklarının teşhisi ve tedavisi için daha fazla bilgiye www.tomurcuk.cjb.net adresindeki internet sayfasından veya bitkikoruma@usa.net e-mail adresinden ulaşılabilir. Benzeri kliniklerin son zamanlarda tarım il müdürlükleri kapsamında hızla artarak sürdüğünü gözlemliyoruz bu arada. Şanlı Urfa'da ve Menemen'deki laboratuvarlarda bitki hastalıklarının yanı sıra bitkiye, tarlaya zarar veren sular tespit edilmeye çalışılıyor.
Sabırla tedavi
Bitki hastalıklarının teşhisi önemli, zor ve karmaşık bir konu olması sabırlı bir çalışmayı gerektiriyor.
Bu teşhisler hastalığın çıktığı yörenin incelenmesinden elde edilen veriler, hastalığın geçmişi ile ilgili yetiştiriciden elde edilen bilgiler, bitki üzerinde yapılan incelemelerden elde edilen bulgular, laboratuvar analizleri, hatta meteorolojik bilgilerden yararlanılır. Bir örnek geldiği zaman önce makro düzeyde incelemeye tabi tutuluyor. Kökü, gövdesi, yaprakları, çiçekleri, meyveleri gözden geçiriliyor. Herhangi bir yarıklık, çatlak, iletim demetlerinin renk değişimi, şekil bozukluğu ve benzeri belirtiler varsa bunlar tespit ediliyor. Gerekirse iletim demetlerinden preparat yapılarak mikroskop altında incelenir. Herhangi bir bakteri, fungus var mı tespit edilir. Bundan sonda da hastalığın bulunduğu kısımlardan agarlı ortamlarda izolasyonlar yapılır. Hastalık yapan bakteri veya fungus bitki dokularından ayrılmasıyla mikroskop altında teşhis edilen bakteri ve fungusla mücadele programı yürütülür. Bu etmenlere karşı ilaç etkinlik testleri yapılarak hangi ilaçların ne derece etkili oldukları ortaya konur. Bunların tavsiye edilebilecek olanları tavsiye edilir. Esas olarak yapılan budur.
|